Makale İçeriği:
Haftalik dergisinden alinti:
Haftalık: "Feyz Al" single'ının kapağında öyle bir manzaraya karşı
fotoğraf çektirmişsiniz ki feyz almamak mümkün değil.
Ceza: Teşekkürler. Ben de onun
görünmesini istiyordum insanlar tarafından.
Haftalık: Albüm ne zaman çıkacak?
Ceza: Bir aksilik olmazsa Temmuz'da piyasada olur.
Haftalık: Yurtdışındaki festivallere de gidecekmişsiniz...
Ceza: Evet. İsviçre (!!! Ceza isviçreye gelir de ben gitmezmiyim yaa ) ve
Avusturya'ya gideceğim. Avusturya'da Hiphop günü var. Headliner olarak
çıkacağım. Bugüne kadar 40'ın üzerinde konser verdim, Avrupa'da ve çoğunda da
headliner olarak sahne aldım.
Haftalık: Dışarıda daha mı çok tutuluyorsunuz?
Ceza: İnsanlar bilmiyorlar ama yabancı rapçilerden albümlerinde yer almam için
çok teklif geliyor bana. Yer aldığım bayağı bir yabancı albüm CD'si birikti,
evde.
Haftalık: Albümde Sezen Aksu düeti varmış. Nasıl bir şarkı bu?
Ceza: Duygusal ve tam istediğim gibi bir parça oldu. Kendimden ve hayattan
bahsettim. Sezen Aksu her zaman tabii ki en iyi. Onunla düet, hayatımda
yapabileceğim en büyük başarılardan biri. Çok erken gelmiş bir başarı biraz da
aslında. Ama albümde başka isimler de var. Mesela Radical Noise'dan Ersin, Killa
Hakan, Ayben ve Sahtiyan da var. Belki bir iki sürpriz isim daha olabilir.
Haftalık: Sezen Aksu hariç bu isimlerden hiçbiri sizin kadar tanınmıyor. Neden
acaba?
Ceza: Aslında Rap camiasında herkesin beni tanıyor olmasının nedeni, uzun
zamandır bu işi yapıyor olmam. Ben tek albümle de tanınmadım. Şu anda herkesin
yapıp biriktirmesi gereken işler olduğu için bence belli bir süre sonra
tanınacaklar. Hiç olmadığı kadar iyi bir yerde rap şu anda Türkiye'de. Ama maddi
ve manevi olarak tam hak ettiği yerde değil. Daha fazla kaliteli işler çıkması
lazım.
Haftalık: Diğer müzisyenlerin albümüne çağrılmak mı belli bir yere gelmenin
kriteri acaba?
Ceza: Bir şeyin göstergesi oluyor tabii. Candan Erçetin ve Sezen Aksu'yla
birtakım şeyler yapabilmek benim hayallerimden biriydi. Orhan Gencebay'la omuz
omuza fotoğraf çektirdik mesela, birçok müzisyene nasip olmayacak bir şey.
Kendisi isterse onunla da bir çalışmamız olabilir. Ayrıca bana bu işi kimse
öğretmedi. Sokaklardan geldim ve duygusal olarak bu işi yapıyorum.
Haftalık: "Ben sokaktan geldim, Underground'ım" dedikten sonra Sezen Aksu'yla
düet olaylarına pek girilmez oysa ki..
Ceza: Eski halim yok açıkçası. Eskiden yaptığım nedenlerle şimdikiler aynı
değil. Çünkü sorumluluklarım daha farklı şimdi. Eskiden insanlar yaptığım
şeylere kulak asmıyorlardı. Ben de kendimi düşünüp yapıyordum. Ama şu anda
sadece bir kitle için müzik yapmıyorum. Ayrıca verdiğim kararların da doğru
olduğuna inanıyorum.
Haftalık: Underground'ın bitiş noktası nedir?
Ceza: Albüm çıkartıp da satmaya başladıktan sonra Underground diye bir olay
kalmıyor zaten. Gerçekten underground iseniz Neyzen Teyfik gibi olmanız lazım.
Hiçbir şeyi para karşılığı yapmamanız lazım.
"KÜFÜR DİYE BİR ŞEY VARSA EDİLECEKTİR"
Haftalık: Neyzen Teyfik demişken, "Küfür dilin cilasıdır" sözünü çok
seviyormuşsunuz.
Ceza: Evet, çok severim.
Haftalık: Rap'te çift kat atılıyor galiba bu cila.
Ceza: E tabi ki, alaycılık var işin içinde. Konuşmaya dayanan bir müzik olduğu
için her şeyi anlatabilirsin. Bunun içinde edebiyat da olabilir, şiirsel
söylemler da olabilir, küfür de ettirir. Ya da sadece kızlardan paradan bahseder
materyalist şeyler de olabilir işin içinde. Bu bir özgürlüktür. Siz nasıl
istiyorsanız öyle anlatırsınız. Ben Üsküdar'da büyüdüm. Herkes küfür ediyordu
benim etrafımda. Televizyonu açtığınız zaman g*t denmiyor ama mesela g*t
gösterebiliyorlar. Bu küfür olmuyor mu? Küfür duydukları zaman insanlar "aaa"
demesinler. Bu bir doğallıktır, gerçekliktir yani. Yani bir şeyler
yansıtılıyorsa ve küfür diye bir şey varsa edilecektir.
Haftalık: Yaşayan dilden yanasınız yani.
Ceza: Elbette ki. Dediğim gibi, özgürlüktür bu olay. İsteyen etsin istemeyen
etmesin. Benim ettiğim küfür çok kalıplaşmış küfürler de değil zaten. Fazla
şahsa, aileye yönelik değil, daha çok iğneleme.
Haftalık: Oysa mesela Amerika'da yazılan şarkılarda annesine nefret kusan, küfür
edenler de var...
Ceza: İşte burada kültür farkı ortaya çıkıyor. Bizim anlatmak istediğimiz de bu.
Biz daha duygusalız. Bizde de olacaktır, duyduklarım var. Bu galiba engellenemez
bir şey.
Haftalık: Herkes hata yaptıkça bir yere geliyor galiba... Keşke yapmasaydım
dediğiniz hatalarınız oldu mu hiç?
Ceza: Elbette oldu. Bazen fevri çıkışlarım oldu. Konserlerde olsun, sokaklarda
olsun yapmamam gereken olaylar oluyor. Duygusal bir insanım, çok çabuk
sinirlenebiliyorum ama buna hakim olmaya çalışıyorum. Tabii ki ders çıkarttım
bunlardan. Ama onlar olmasa, daha sonra daha da kötü bir hata yapacaksınız.
Haftalık: Rap müzikle uğraşan çok kişi var. Aradan sıyrılabilmeyi nasıl
başardınız? Mesela Fatih Akın'ın filminde bir tek siz vardınız bu camiadan...
Ceza: İnsanların zevk meselesi bu. Kendileri seçtiler. Ben kimseye gidip beni
festivale çağırın ya da beni filmde oynatın demedim. Beni tercih ediyorlarsa
yapmak istediğimi de başarmışım demektir.
Haftalık: Bu müziğe ilk başlayanlardan olmanın avantajı mı acaba bu?
Ceza: Yok, değil bence. Benden önce başlayanlar da oldu, benimle birlikte
başlayanlar da. Ama dökülüyorlar.
"BU YAŞIMA KADAR İNSANLAR YÜZÜME BAKMIYORDU"
Haftalık: Çok eleştiriliyorsunuz. Neden acaba bu kadar üstünüze geliniyor, hiç
düşündünüz mü?
Ceza: Tek olmanızdan dolayı. Göze batıyorsunuz. Bu kültürle ilgili bir tek siz
varsınız ve herhangi bir şey oldu mu da size geliyorlar. Kişilik bozukluğu da
var insanlarda.
Haftalık: Reklamlara da çıktınız mesela. Bu da eleştirildi...
Ceza: Saygı duyduğum sinemacılar olsun, karikatüristler olsun bütün insanları
reklamlarda gördüm ben. Düşünüyordum bunu neden yaptılar diye... Benim başıma
geldiği zaman neden yaptıklarını anladım. İnsanlar neler yaşıyorlar kimse
bilmiyor. Eleştiriye her zaman açığım ben.
Haftalık: Eleştirilerden hiç kendinize pay çıkardığınız oluyor mu?
Ceza: Evet ama düzeyli olan eleştirilerde. Eleştiri bile olsa araya yalan yanlış
şeyler ekleyebiliyorlar. Şu ana kadar güzel bir yorum okuduğumu söyleyemem.
Benim hayatımla benden daha çok ilgileniyorlar. Ben 28 yaşımdan sonra
özgürlüğümü kazandım, yeni yeni kendim için bir şeyler yapmaya başladım.
Hayallerim yeni gerçekleşmeye başladı. Bu yaşıma kadar insanlar yüzüme
bakmıyordu, arkadaşım olmadı. Ama şu anda insanların gözünde en hoş, en farklı
insan falan oldum. Bu biraz intikam meselesi. Aslında intikam almayı sevmiyorum.
Haftalık: Türkiye'deki rap camiasında da devamlı sürtüşme var. Neden hiç
birbirine yardım edenler yok?
Ceza: Çünkü yeni bir müzik ve bir an önce kendini gösterme heyecanıyla hatalar
yapılıyor. Yaptıkları şarkı beğenilmiyorsa bunun intikamını birilerinden almaya
çalışıyorlar tabii.
Haftalık: Ama bir dönem beraber çalıştığınız insanlar da bir süre sonra düşman
haline gelebiliyor.
Ceza: En kaba tabiriyle hani denir ya "bir ipte iki cambaz oynamaz" diye, öyle
işte. Beraber olamıyorsunuz. Çünkü herkesin kendi planları ve hayalleri var.
Benim kimseyle düşmanlığım yok açıkçası. Eğer düşmanlığım olsa çok daha kötü
şeyler yapardım.
Haftalık: Birbirinize çok da ağır küfürler etmiyorsunuz değil mi?
Ceza: Elbette, ama bakıyorum anneme küfür ediyorlar, benim. Birisi altına yazı
yazıyor "ölmüş insana küfür edilir mi" diye. Bu sefer mezarına küfrediyorlar.
Böyle insanlara ben daha ne diyebilirim ki? Sokakta çok kavga etmişliğimiz
vardır. Her gün bir arkadaşımız dayak yiyordu. Sırf bol pantolon giydiğimiz için
sokakta sataşıyorlardı. Etrafımızda bu yorum yapanların hiçbiri yoktu. Biz otuz
kişiydik ve sokaklarda geziyorduk. Şimdi bakıyorum yazarlar, çok iyi bilenler,
bu işin kitabını yazanlar türemiş. Size bir şey öğretmeye çalışanlar var.
Devamlı eleştiriyorlar.
Haftalık: İngilizce ve Türkçe'yi karışık kullanmanız da çok eleştiriliyor.
Ceza: Bütün dükkanlarda, bütün televizyonlarda aslında her yerde bu var. Evde
sözlük kullanıyorum mesela. Sözlüğü açtığım zaman görüyorum ki bizdeki
sözcüklerin hepsi Fransızca, Arapça, Farsça ve İngilizce. Ayıkladığım zaman
zaten konuşacak sözcük kalmıyor. Sonuçta rap'in de bazı belirli kalıpta
kelimeleri vardır kullanılan ve bunlar da dünyanın her yerinde de aynı şekilde
kullanılır. Varsa bunu Türkçe ile yapabilecek olan helal olsun derim. Ama içinde
Farsça ya da Arapça da olmayacak. Rap'i öz Türkçe olarak yapabilenin alnından
öperim.
Haftalık: Şiddete eğilim çok fazla var galiba rap müzikte.
Ceza: Oluşuma bağlı galiba biraz. Mesela Amerika'da satılan albümlerin üzerinde
uyarılar var. Orada anlatılan şeyler vurun, kırın, polisi dövün gibi sert
mesajlar. Bizimle alakası yok. Amerikan toplumundaki psikolojiyle Türk
toplumundaki psikoloji aynı değil. Gazeteler baktığınız zaman bir rapçinin başka
bir rapçiyi vurduğunu okumuyoruz, Türkiye'de.
Haftalık: Ama burada yazsanız da toplatılır zaten. Sözleri yazıp da çıkartmak
zorunda kalıyor musunuz?
Ceza : Tabi, ne kadar istemesek de yazıyoruz ancak tabii o kısımları kullanmama
durumumuz oluyor. Sözlerin orasını çıkartıyoruz.
Haftalık: E ama sansürlü rap biraz garip olmuyor mu?
Ceza: Evet ama bu her şeyde var. N'apalım...
Facebook'da Paylaş
|